1942 yılında Beyoğlu’nda başlayan Eşraf macerası 9 aydır Florya’daki yeni yerinde devam ediyor. Hem işletmecinin hem de şefin böylesine sıcakkanlı ve espritüel olduğu kaç mekan vardır bilmem. . Mekanın dekorasyonu için belli ki çok masraf yapılmış. Tam da Osmanlı mutfağına uygun, saray havasında bir mekan.. Yalnız konumu bana ters, ama Florya’ya yakın oturanlar rahatlıkla tercih edebilir.

Kuşburnu ve kızılcık şerbetiyle açılışı yapıyoruz. Gerçekten hoş bir başlangıç.. Has kuzu etinden yapılan düğün çorbası damak çatlatıyor. Şefin de dediği gibi “Türk Mutfağında iki çorba vardır, düğün çorbası ve süzme mercimek..Gerisi bu ikisinin taklididir.” Aynen öyle!

Zeytinyağlılardan favorim közlenmiş patlıcan her zamanki gibi.. Zeytinyağlı dolma ile etli yaprak sarması benim damak zevkime uygun değildi ama patlıcana sarılmış köfte ile kıymalı talaş böreği çok lezizdi. Günün favorisi lokum gibi pişmiş kurufasulye oldu. Ağızda eriyip gidiyor. Döneri orta hallice, iç pilavı leziz. Mekanlar kendi ekmeğini üretiyorsa benden hemen bir artı kazanıyor. Yoğurt da kendi yapımları olduğu için Eşraf iki artıyı cebe indiriyor. Kaymaklı yoğurt tatlısı başarılı. Kadayıf tatlısı da fena değil. Ama ayva tatlısı çok şekerliydi..

Eşraf’ta büyük emek var.. Kuzinede pişiyor yemekler, malzemelerin kalitesi ise gözünden okunuyor. Ortamı da gayet nezih.. Grup yemekleri için ideal.