Hakkımızda Hakkımızda Hakkımızda Hakkımızda

Yemeğin Lezzet-i Müessesesi…

Şimdi kimliği yenilenmiş ama lezzeti aynı EŞRAF LOKANTASI’nda, kuzine fırınlarda odun ateşiyle destekli, Osmanlı-Türk mutfağının doyumsuz lezzetlerini diğer aşçılarada aktarıyor. Bu Lezzet-i Müessese nesilden nesile aktarılarak gelen lezzetleri sizlerin beğenisine sunuyor.

Peki neden Osmanlı ve Türk mutfağı?

Osmanlı ve Türk mutfağının zenginliği, 3 kıtaya yayılan bir devletin bu topraklardaki ve denizlerdeki her türlü besin maddesinden faydalanmasından ve değişik insan topluluklarının beslediği bir kültür mozaiğinden ibaret olmasından ileri gelir.

Osmanlı ve Türk mutfağında beslenmeyle, sağlık arasında yakın bir ilişki vardır. Bu anlayış, Osmanlı’ların da kullandığı geleneksel İslam tıbbından kaynaklanmaktadır. İnsan vücudun da denge lazımdır. Bu dengenin bozulması hastalığa yol açar. Bu dengeyi sağlayanların başında da yiyecek ve içecek gelir. Bu yüzden yıl boyunca beslenme rejimine ihtiyaç vardır. Bu denge her mevsimde değişiklik göstermektedir.

İlkbaharda ve sonbaharda kan yapacak, yazın safrayı, kışın solunum yollarını ve yine sonbaharda sevdayı azaltacak besinler tercih edilmelidir.

İşte Osmanlı ve Türk mutfağının özelliğide bu dengeleri koruyacak yiyecek ve içeceklerle hem lezzetli hem de sağlıklı yemekler sunmasıdır.

Toplumları teşkil eden çeşitli sosyal tabakalar vardır. Bunların başında ise “kentli” ve “taşralı” ikilisi yer alır. Türkiye topraklarında yaşanan coğrafi ve etnik çeşitlilik yemek kültüründe de damak tadında da zenginleştirmeyi beraberinde getirmiştir.

İnancı, kavmi özelliklerin yemek kültürüne katkısının yanısıra, Türk mutfağındaki sunuş biçimleri, kullanılan etnografik malzemeler, ritüeller Türk mutfağını şekillendiren, çeşitlendiren öğelerdir.

Osmanlı ve Türk mutfağı, dünyanın bu bakımdan sayılı mutfakları arasında yer alır.

Bu muhteşem ve sağlıklı yemek mozaiğini sizlere sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz.